Translation of "alkaline loving" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Alkaline - translation : Loving - translation :

Ads

  Examples (External sources, not reviewed)

Alkaline
Alkali
Alkaline earth metals
Toprak alkali metaller
Alkaline earth metals
Toprak alkali metaller
Alkaline earth metals
Gruplar
So this is alkaline earth.
Bu alkali topraklar.
I advise you to use alkaline probiotics anyway.
Her ne olursa olsun alkalen probiyotiği kullanmaya devam edin derim.
Selects the color of the alkaline earth metals
Toprak alkali metallerin rengini seçer
Beryllium, magnesium, calcium, strontium, barium and radium are alkaline earth metals.
Berilyum, magnezyum, kalsiyum, stronsiyum, baryum ve radyum toprak alkali metalleridir.
This column, right here, this is called the alkaline earth metals.
Buradaki kolonlar, alkali toprak metaller olarak bilinir.
Loving Awareness
Sevgi Dolu Farkındalık
Alkaline probiotics may decrease your symptons but it does not cure them.
Alkalen probiyotik bu şikâyetlerinizi biraz azaltabilir fakat geçirmez.
Children need loving.
Çocukların sevilmeye ihtiyacı vardır.
I'm loving it.
Bunu seviyorum.
Tom is loving.
Tom sevgi dolu.
I'm loving you,
Ben sizi seviyorum,
O loving hate!
O sevgi dolu nefret ediyorum!
I'm loving this.
Buna bayıldım.
A loving cup.
Aynı kadehten içecekler.
You're loving it.
Sen buna bayılıyorsun.
Your loving son.
Sevgili oğlun.
Hard water is usually alkaline, while soft water is usually neutral to acidic.
Sert su genellikle alkali iken, yumuşak su ise genellikle nötr olan su asitliğine sahiptir.
It is composed of mull humus (well decomposed alkaline organic matter) and mineral matter.
Orman altında oluştuğu için organik madde (humus) açısından zengindir, genellikle rengi koyudur.
Nor any loving friend.
Ne de candan yakın bir dost.
Loving, of equal age.
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Nor any loving friend.
Orada putlarıyla çekişerek Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk bizi saptıranlar ancak suçlulardır şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak derler.
Loving, of equal age.
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Nor any loving friend.
Ne bir can dostu.
Loving, of equal age.
Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık ve onlarla yaşıt kıldık.
Nor any loving friend.
Ne sıcak samimi bir dostumuz.
Loving, of equal age.
Yaşıt cilveli dilberler halinde,
Nor any loving friend.
Ne de yakın bir dostumuz .
Loving, of equal age.
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Nor any loving friend.
Ne de yakın bir dostumuz.
Loving, of equal age.
Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.
Nor any loving friend.
Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!
Loving, of equal age.
Böylece onları, ashab ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
Nor any loving friend.
Ne de sıcak bir dostumuz.
Loving, of equal age.
Hep yaşıt sevgililer
Nor any loving friend.
Ne de yakın bir dost.
Loving, of equal age.
Hep yaşıt sevgililer,
I'm loving the mountains,
Ben dağları seviyorum,
'I am loving awareness'
Ve diyeceksiniz ki Ben, sevgi dolu farkındalığım.
I am loving awareness,
Ben sevgi dolu farkındalığım.
Yeah, she's loving it!
Evet, o seviyor!
Caretaking is mightily loving.
Bakıcılık çok fazla sevmektir.

 

Related searches: Alkaline And Alkaline Earth Metals - Alkaline - Alkaline Phosphatase - Alkaline Batteries - Alkaline Solution - Alkaline Cleaner - Alkaline Detergent - Alkaline Earth Metal - Alkaline Water - Highly Alkaline -