Translation of "bubble" to Turkish language:
Dictionary English-Turkish
Bubble - translation :
Examples (External sources, not reviewed)
| Monkey Bubble | Monkey Bubble |
| Frozen Bubble | Frozen Bubble |
| Monkey Bubble Arcade Game | Monkey Bubble Atari Oyunu |
| Man's but a bubble. | Hayat bir sabun köpüğü gibidir. |
| Don't burst my bubble. | Benim kabarcığımı patlatmayın. |
| 2011 12 Bubble Pop! | 2011 yılında Bubble Pop! |
| Tom is chewing bubble gum. | Tom balonlu sakız çiğniyor. |
| She took a bubble bath. | O bir köpük banyosu yaptı. |
| Life is like a soap bubble. | Yaşam bir sabun köpüğü gibidir. |
| Frei Otto was starting to use foam bubble diagrams and foam bubble models to generate his Mannheim Concert Hall. | Frei Otto, Mannheim Konser Salonunu vücuda getirmek için köpük balon şemalar ve modeller kullanmaya başlıyordu. |
| You shouldn't pop your bubble gum in class. | Sınıfta sakızını patlatmamalısın. |
| After the Crash Architecture in Post Bubble Japan . | After the Crash Architecture in Post Bubble Japan. |
| Every bubble is a country. The size is population. | Her baloncuk bir ülke. Büyüklüğü de nüfusu. |
| Can the current environment be described as a bubble? | Mevcut ortam, bir tür balon olarak tanımlanabilir mi? |
| You can see how China is the red, big bubble. | Çin'in kırmızı, büyük baloncuk olduğunu görebilirsiniz |
| We can say, Well how fast does the bubble burst? | Böylece şunu sorabiliyoruz, Balonun patlaması ne kadar sürer? |
| During the bubble, people dreamt of a life of leisure. | Hayal sırasında, insanlar rahat bir hayatı hayal ettiler. |
| Tom's problem is that he lives in his own bubble. | Tom'un sorunu kendi dünyasında yaşamaktır. |
| She took a hot bubble bath surrounded by scented candles. | O, kokulu mumlarla çevrili sıcak köpük banyosu yaptı. |
| 2D game inspired in Bubble Bobble, Snow Bros and Tumble Pop | Bubble Bobble, Snow Bros ve Tumble Pop 'tan ilham alınmış 2D oyun |
| Surrounded by burning candles, she dips herself into a bubble bath. | O kendini yanan mumlarla çevrili köpük banyosuna daldırdı. |
| The boom of data centers came during the dot com bubble. | Dot com balonu döneminde veri merkezleri büyük önem kazandı. |
| So we live on the most fragile, little soap bubble you can imagine, a very sacred soap bubble, but one that is very, very easy to affect. | Böylesi son derece narin, küçük bir sabun köpüğünün içinde yaşıyoruz. Çok ama çok kolayca etkilenebilen kutsal bir sabun köpüğü bu. |
| That's the dot com bubble. This is the Lehman Brothers doorstep there. | İşte bu dot.com baloncuğu. Buradaki de Lehman Brothers doorstep. |
| I can split South Asia here. India's the big bubble in the middle. | Güney Asya yı da buradan bölüyorum. Hindistan ortadaki büyük baloncuğu temsil ediyor. |
| It took my outside my bubble, and made me question our culture s values. | Uykumdan uyandırdı ve kültür değerlerimi sorgulamamı sağladı. |
| I swallowed a soap bubble when I was washing my face while singing. | Şarkı söylerken yüzümü yıkarken bir sabun köpüğü yuttum. |
| See also Bubble Nebula (NGC 6822) NGC 6822 External links Simbad Clayton, C.A. | Ayrıca bakınız Kabarcık Bulutsusu (NGC 6822) NGC 6822 Kaynaklar Dış bağlantılar Clayton, C.A. |
| Tulip mania again became a popular reference during the dot com bubble of 1995 2001. | Lale çılgınlığı, 1995 2001 dot com balonu esnasında yeniden popüler bir referans kaynağı olmuştur. |
| The games are Bubble Witch Saga, Bubble Witch 2 Saga, Candy Crush Saga, Candy Crush Soda Saga, Diamond Digger Saga, Farm Heroes Saga, Papa Pear Saga, Pepper Panic Saga, Pet Rescue Saga, and Pyramid Solitaire Saga. | Candy Crush Saga, Pet Rescue Saga, Bubble Witch Saga gibi popüler Facebook oyunlarının geliştiricisidir. |
| But I cannot say, You think, therefore you are, because you are within my perceptual bubble. | Fakat, Dusunuyorsunuz, oyleyse varsiniz. diyemem. cunku siz benim algi sinirim icindesiniz. |
| These pamphlets, however, were not written by victims of a bubble, but were primarily religiously motivated. | Ne var ki bu kitapçıklar balonun kurbanları tarafından yazılmamış, dinsel güdülerle ortaya çıkmıştır. |
| This filament may be part of a shell of neutral gas that surrounds the hot bubble. | Bu iplik belki de sıcak kabarcığı çevreleyen nötr gazın kabuğunun bir parçasıdır. |
| This current bubble is thought to have been created about one million years ago, and computer modeling suggests that there is an ongoing cycle of forming bubbles, with a new bubble forming approximately every 10 million years. | Şu anki balonun yaklaşık bir milyon yıl önce yaratıldığı düşünülmekte ve yapılan bilgisayar modellemesi, balon oluşumunun sürekli bir döngü içinde olduğunu akla getirmektedir. |
| The size of the bubble is the population, and on this axis here I put fertility rate. | Baloncuğun büyüklüğü nüfusu temsil ediyor ve bu eksenin üzerine doğurganlık oranını koyuyorum. |
Related searches: Bubble Bath - Speech Bubble - Bubble Burst - Bubble Gum - Speculative Bubble - Bubble Wrapped - Price Bubble - Burst Your Bubble - Bursting Bubble - Bubble Line -