Translation of "develop ability" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Ability - translation : Develop - translation : Develop ability - translation :

  Examples (External sources, not reviewed)

The way a candidate country uses financial assistance is indicative of its ability to develop economically and to catch up with the EU member countries.
Bir ülkenin finansal yardımı kullanma şekli, o ülkenin ekonomik açıdan gelişme ve AB üyesi ülkeleri yakalama yeteneğinin göstergesidir.
Tom has psychic ability.
Tom'un psişik yeteneği var.
Develop desktop database applications
Masaüstü veritabanı uygulamaları geliştir
Blossoms develop from buds.
Çiçekler tomurcuklardan gelişir.
Please develop this film.
Lütfen bu filmi banyo edin.
Trade helps nations develop.
Ticaret milletlerin gelişmesine yardım eder.
Its fundamental purpose is to develop, through standardized progressive training methods, a horse's natural athletic ability and willingness to perform, thereby maximizing its potential as a riding horse.
En önemli amacı standardize edilmiş yoğun eğitim yöntemlerini, bir atın doğal atletik yeteneğini ve gönüllüğünü geliştirip, aynı zamanda binek at potansiyelini en yüksek seviyeye ulaştırmaktır.
This isn't any ordinary ability.
Bu sıradan bir yetenek değildir.
I trust his executive ability.
Onun yönetici yeteneğine güveniyorum.
The girl lacked musical ability.
Kız müzikal yetenekten yoksundu.
We cannot overestimate her ability.
Biz onun yeteneklerini abartamayız.
I really trust his ability.
Ben gerçekten onun yeteneğine güveniyorum.
Tom admires Mary's singing ability.
Tom, Mary'nin şarkı söyleme yeteneğine hayran.
I'm confident in my ability.
Yeteneğime güveniyorum.
Albania Seeks to Develop Tourism
Arnavutluk Turizmini Kalkındırma Çabasında
Few flowers develop into fruit.
Çok az sayıdaki çiçek meyveye dönüşür.
Reading can develop your mind.
Okumak zihnini geliştirebilir.
Did you develop the film?
Filmi banyo ettin mi?
Let's see how things develop.
İşlerin nasıl gelişeceğine bakalım.
John has confidence in his ability.
John'ın yeteneğine güveni var.
Real ability wins in the end.
Gerçek yetenek, sonunda kazanır.
You've lost the ability to concentrate.
Konsantre olma yeteneğini kaybettin.
We might have underestimated his ability.
Onun yeteneklerini küçümsemiş olabiliriz.
We might have underestimated his ability.
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Man has the ability to talk.
İnsan konuşma yetisine sahiptir.
Man has the ability to speak.
İnsan oğlunun konuşma yeteneği vardır.
It's difficult to evaluate his ability.
Onun yeteneğini değerlendirmek zordur.
His ability in mathematics is outstanding.
Onun matematikteki yeteneği çok iyi.
He has confidence in his ability.
Becerisine güveniyor.
He is confident of his ability.
O, yeteneğinden emindir.
He is a man of ability.
O, bir yetenek insanı.
Tom definitely overestimates his own ability.
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abarttı.
Tom is confident of his ability.
Tom yeteneğinden emin.
Tom says he possesses telepathic ability.
Tom telepatik yeteneği olduğunu söylüyor.
Administer and develop your Sqlite3 databases
Sqlite3 veritabanlarını yönetin ve geliştirin

 

Related searches: Proven Ability To Develop - Develop Leadership Ability - Ability To Develop New - Develop Talent - Develop Ideas - Develop Solutions - Develop Awareness - Develop An Idea - Develop Potential - Develop Insights -