Translation of "devoted" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Devoted - translation :

Ads

  Examples (External sources, not reviewed)

Tom is devoted.
Tom sadık.
Tom was devoted.
Tom fedakardı.
Tom was devoted.
Tom kendini adamıştı.
Noble and devoted.
Değerli, iyi (yazıcıların).
Noble and devoted.
(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü.'
Noble and devoted.
Büyüklerdir, hayırlı ve itaatlilerdir.
Noble and devoted.
Değerli, iyi yazıcıların.
Noble and devoted.
Ak pak, mübarek yazıcıların.
Noble and devoted.
Değerli ve güvenilir katiplerin.
Noble and devoted.
Onurlu ve güzel huylu (elçiler).
Noble and devoted.
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.
Noble and devoted.
O ayetler şerefli yüce ve tertemiz sahifelerde, iyilik timsali çok değerli kâtiplerin elleriyle yazılıdır.
Her devoted friend.
Ona düşkün bir dostusunuz.
The devoted friend.
Vefalı dost.
Your devoted husband...
Sana sadık kocan
My devoted saint.
Kendini adamış aziz.
A good, devoted girl.
İyi, sadık bir kız.
She is devoted to sport.
O spora düşkündür.
She devoted herself to him.
O, kendini ona adadı.
Your devoted, Teresa Di Dio.
Saygılarımla, Teresa Di Dio
Except those devoted to Salat (prayers)
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Except those devoted to Salat (prayers)
Ancak müstesnadır namaz kılanlar.
Except those devoted to Salat (prayers)
Namazlarını dualarını yerine getirenler müstesna.
Except those devoted to Salat (prayers)
Ancak şunlar öyle değildir Namaz kılanlar,
Except those devoted to Salat (prayers)
Ancak namazlarını devamlı kılanlar böyle değildir.
He devoted his life to education.
Hayatını eğitime adadı.
He devoted himself to reading books.
Kendini kitaplar okumaya adadı.
She devoted her life to education.
Hayatını eğitime adadı.
She devoted her life to music.
O, hayatını müziğe adadı.
She is devoted to her children.
O, kendini çocuklarına adamıştır.
She devoted herself to her children.
Kendisini çocuklarına adadı.
She is devoted to her husband.
Kendini kocasına adamıştır.
Tom devoted himself to his family.
Tom kendisini ailesine adadı.
Tom is devoted to his children.
Tom kendini çocuklarına adadı.
Tom is devoted to his wife.
Tom kendini eşine adadı.
Tom is devoted to his work.
Tom işine bağlıdır.
Tom is devoted to his work.
Tom işine düşkündür.
Except those devoted to Salat (prayers)
Ancak namaz kılanlar hariç
And we are devoted to Him.
Biz ancak O'na kulluk ederiz.
They were devoted servants to Us.
Onlar bize kulluk eden(insan)lardı.
And we are devoted to Him.
Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.
They were devoted servants to Us.
Onlar Bize ibadet edenlerdi.
And we are devoted to Him.
Biz yalnız O'na kulluk ederiz.
They were devoted servants to Us.
Onlar bize kulluk eden kimselerdir.
And we are devoted to Him.
Biz ancak O na ibadet ederiz. deyiniz.

 

Related searches: Devoted Devoted Devoted Devoted Devoted++ - Is Devoted To - To Be Devoted - Are Devoted To - Most Devoted - Time Devoted - Devoted Mother - Was Devoted To - Devoted Wife - Devoted Husband -