Translation of "for own benefit" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Benefit - translation : For own benefit - translation :

Ads

  Examples (External sources, not reviewed)

For my own benefit.
Kendi iyiliğim için.
For my own benefit, that is.
Kendi iyiliğim için.
Surely we'd use it for our own benefit.
Emin ol, kendi yararımıza kullanırdık.
Don't think, Oh, we created the Internet for our own benefit.
Ah, ama interneti kendi menfaatimiz için biz yarattık. diye düşünmeyin.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
O gün biribirinize yarar ve zarar veremezsiniz.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
O gün birinizin, diğerine ne bir fayda, ne de zarar vermeğe gücü yeter.
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul.
Şükreden kendisi lehine şükreder.
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul.
Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur.
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul.
Şükreden kimse ancak kendisi için şükretmiş olur.
To day ye own not for one another either benefit or hurt.
İşte o gün birbirinize ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olabilirsiniz.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Benim, size bir zarar vermeye de gücüm yetmez, sizi doğru yola götürmeye de.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki, Ben size ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Benim size ne zarar vermeye ve ne de en büyük fayda olan hidâyete ulaştırmaya gücüm yeter.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sahip değilim.
Say thou 'verily own not for you power of hurt nor of benefit
De ki, Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim.
Ms. Tae told me that she was leaving for the sake of her own benefit.
Tae Yang kendi iyiliği için gitmek istediğini söyledi.
I'm telling you this for your own benefit, but you have the makings of an outstanding bore.
Bu sizin yararınıza olur. Ama fazla sıkıntıya giriyorsunuz.
This is for your benefit.
Bu senin menfaatin için.
Is this for my benefit?
Benim çıkarıma mı bu?
Choir rehearsal for the benefit.
Yardım için düzenlenen koro provası.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
(Kimsenin cihadına muhtaç değildir. İnsanların cihad ve ibadetleri kendi menfaatleri içindir).
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Hak uğrunda cihat eden, ancak kendisi için cihat etmiş olur. Doğrusu Allah, alemlerden müstağnidir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Ve kim savaşırsa ancak kendisi için savaşır şüphe yok ki Allah, alemlerden müstağnidir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Ve kim didinir, gayret sarfederse hiç kuşkusuz, kendi benliği lehine gayret sarfetmiş olur. Gerçek olan şu ki, Allah, âlemlere muhtaç olmaktan uzak, mutlak bir Ganî'dir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Cihad eden ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir.
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Kim de cihad ederse sırf kendi nefsi hesabına cihad eder.Muhakkak ki Allah, âlemlerden ve özellikle insanlardan müstağnidir, kimseye ihtiyacı yoktur. 45,15
And whoever strives in Allah's cause, strives only for his own benefit indeed Allah is Independent of the entire creation.
Kim bizim için çaba gösterirse, kendisi için çaba göstermiş olur. ALLAH hiç kimseye muhtaç değildir.
This is where you pay for the benefit of the product what it does for you without needing to own the product outright.
Bu ürünün yararına ödeme yaptığınız yer size faydası anında ürüne sahip olmanız gerekmiyor.
Work with us for their benefit.
Onların iyiliği için bizimle birlikte çalışın.
I did it for my benefit.
Kendi çıkarım için yaptım.
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul. And whoever is unappreciative God is Sufficient and Praiseworthy.
Kim şükrederse, artık o, kendi lehine şükreder. Kim inkar ederse, artık şüphesiz, (Allah,) Gani (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamiddir (hamd yalnızca O'na aittir).
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul. And whoever is unappreciative God is Sufficient and Praiseworthy.
Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır.
Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul. And whoever is unappreciative God is Sufficient and Praiseworthy.
Kim şükrederse kendisi için şükreder kim nankörlük ederse, elbette ALLAH muhtaç değildir, Çok Övülendir.
We endowed Luqman with wisdom Give thanks to God. Whoever is appreciative is appreciative for the benefit of his own soul.
Biz Lokmana Allah'a şükret diye hikmet verdik.Kim şükrederse kendisi için şükreder.Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah müstağnidir, hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.
I didn't do this for your benefit.
Bunu senin çıkarın için yapmadım.
Look for mutual benefit in the cooperation
İşbirliğinde karşılıklı faydalar aranması

 

Related searches: Benefit Benefit - Risk Benefit And Cost Benefit - Defined Benefit Plans Define An Amount Of Pension Benefit T - Mutual Benefit Benefit - For Its Own Benefit - For Their Own Benefit - For His Own Benefit - For Your Own Benefit - Own Benefit - For My Own Benefit -