Translation of "knowledge base" to Turkish language:
Dictionary English-Turkish
Base - translation : Knowledge - translation : Knowledge base - translation :
Examples (External sources, not reviewed)
| LibreOffice Base | LibreOffice Tabanı |
| Base Card | Temel Kart |
| Base Card | Baş Kart |
| But we have a lot of knowledge to gain before we can make solar the base load energy supply for the world. | geliştirmek zorundayız. Ama soları dünyanın ana enerji kaynağı yapmak için önce çok fazla bilgi edinmeye ihtiyacımız var. |
| eMedicine is an online clinical medical knowledge base that was founded in 1996 by two medical doctors, Scott Plantz and Richard Lavely. | eMedicine, 1996 yılında, doktor olan Scott Plantz ve Richard Lavely tarafıdan kurulmuş, internet üzerinde yer alan bir medikal veri tabanıdır. |
| Those folds fold into a base. You shape the base. | Bu katlar temel şekli oluşturuyor. Temeli şekillendiriyorsunuz. |
| Base Card a | Baş Kart a |
| Base Card Ace | Baş Kart As |
| Base Card Jack | Baş Kart Vale |
| Base Card Queen | Baş Kart Kız |
| Base Card King | Baş Kart Papaz |
| Turkey s largest propaganda base ! | Türkiye'nin en büyük propaganda üssü! |
| Tom stole a base. | Tom bir baz çaldı. |
| Tom stole a base. | Tom bir kale kaptı. |
| Ammonia is a base. | Amonyak bir bazdır. |
| Tom stole second base. | Tom ikinci tabanı çaldı. |
| Imagination is more important than knowledge. Knowledge is limited. | Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bilgi sınırlıdır. |
| Raise base into power exp. | Description |
| And these are base stations. | Ve bunlar baz istasyonları. |
| For Pascal, scientific knowledge paled beside the knowledge of God. | Pascal'a göre bilimsel bilgi, Tanrı bilgisinin yanında sönük kalmaktadır. |
| So the price of a base, to sequence a base, has fallen 100 million times. | Bir bazın yani bir bazı dizelemenin fiyatı 100 milyon kat ucuzladı. |
| Knowledge thwarts prejudice. | Bilgi, önyargıyı çökertir. |
| Knowledge is power. | Bilgi güçtür. |
| Knowledge feeds me. | Bilgi beni besliyor. |
| That's common knowledge. | O, ortak bir bilgi. |
| It's public knowledge. | Bu kamu bilgisi. |
| Its genome consists of two circular chromosomes, one 2.65 million base pairs long and the other 412,000 base pairs long, as well as a megaplasmid of 177,000 base pairs and a plasmid of 46,000 base pairs. | Bunlardan biri 2,65 milyon baz çifti barındırırken, diğeri 412.000 baz çifti ve ayrıca 177.000 baz çiftinden bir megaplazmid ve 46.000 baz çiftinden bir plazmid içerir. |
| Knowledge services and knowledge value put content into an economic context. | Bilgi toplumunda ise bilgi ekonomi içerisinde bir üretim faktöre ve üründür. |
| Deadly blast rocks Yemen military base. | Ölümcül saldırı Yemen askeri üssünü sarstı. |
| So, it's like base camp Everest. | kamp kurmak gibi bir şey. |
| New Serbian army base sparks criticism | Yeni Sırp askeri üssü eleştirilere yol açtı |
| Our company's base is in Tokyo. | Şirketimizin merkezi Tokyo'dadır. |
| Base jumping is an extreme sport. | Yüksek bir yapıdan atlamak ekstrem bir spordur. |
| Let's come back to the base. | Üsse geri gelin. |
| Its base is Minsk International Airport. | Minsk International Airport tabanlıdır. |
Related searches: Base To Base Basis - Knowledge Base Article - Broad Knowledge Base - Common Knowledge Base - Strong Knowledge Base - A Knowledge Base On - Expand Knowledge Base - Solid Knowledge Base - Corporate Knowledge Base - Profound Knowledge Base -