Translation of "outward" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Ads

  Examples (External sources, not reviewed)

Outward
Dışarıya doğru
So radially outward.
And then it exploded outward.
Dışa doğru... ...patladı.
Well, this guy emitted a crest 1 second ago. It's moving outward. So this is outward.
Üretilen bu dalga tepesini kaynaktan uzaklaşan halkalar şeklinde çizebiliriz.
And let's say it's gotten over here. It's radially outward. So, I'll draw it radially outward.
Dalga kaynaktan radyal olarak dışarı çıktığı için belli bir süre sonra, dalgayı bir çember olarak görürüz.
As the jaws are forced outward
Jaws dışa zorlanıyorlar gibi
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açığını da, gizlisini de bırakın!
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terk edin.
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açığını da gizlisini de bırakın.
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açığa vurulanından da vazgeçin, gizli kalanından da.
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de.
So abandon sin, outward and inward.
Günahın açığını da gizlisini de bırakın!
So abandon sin, outward and inward.
Günahların açığını da gizlisini de bırakın.
The jaw grippers are now facing outward
Çene Çıtçıtlar şimdi dışarı doğru bakacak şekilde
This time outward against the boring ring
Bu sefer sıkıcı halka karşı dışa doğru
Higher up, the liquid flows outward instead.
Üst taraflarda, sıvı içe değil dışa doğru akar.
Because the field is pushing it outward.
Çünkü alan onu dışarı itiyor.
I'm saying it's v sub w radially outward.
Mr. Bligh, may I recall the outward voyage?
Bay Bligh, gelişi anımsatabilir miyim?
From all outward appearances, John had everything going for him.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.
Along with outward development and increase of opportunity, there should be inward development and deepening of our heart connections as well as our outward connections.
dışa dönük bir şekilde olan gelişmeleri ve artan imkânları içe dönük bir gelişmede de kullanabilmeli ve dışa dönük iletişimimizde olduğu kadar gönül bağlarımızı ve iletişimimizi derinleştirebilmeliyiz
The hospitality is great and Albanians are an outward looking people.
Ülke halkı çok misafirsever ve dışa dönük.
It's going to be 10 meters radially outward from that guy.
1s önce üretilen dalga 1s önceki kaynağa göre radyal olarak 10m uzaklıktadır.
So it's moving outward at 10 meters per second. So if it emitted it 1 second ago, it's going to be 10 meters radially outward from the source.
Eğer saniyede 10 m yol alıyorsa, dalga 1 saniye sonra kaynaktan 10 m uzaklıkta olur.
Spinning the boring ring counter clockwise, moves the three threaded grippers outward
Saat yönünün tersine sıkıcı ring iplik, üç dişli Çıtçıtlar dışa taşır
With the jaws pushing outward against the boring ring at 100 psi
100 Psi sıkıcı halka karşı dışa iterek jaws ile
Well, like we said, you evaluate from the inside and go outward.
Daha önce dediğimiz gibi, içten dışa doğru gideceğiz.
A ghost is an outward and visible sign of an inward fear.
Bir hayalet içe dönük bir korkunun dışa dönük ve görünür işaretidir.
Like laughter, crying is an outward emotional display, experienced only by humans.
İyi madem.
In 1826 Benoit Fourneyron developed a high efficiency (80 ) outward flow water turbine.
1826 yılında Benoit Fourneyron yüksek verimli (80 ) dış akışlı su türbinini geliştirdi.
As we move outward we come to the indoor agriculture or hydroponic farms.
Dışa doğru açıldıkça, kapalı tarım ya da... ...topraksız tarım çiftliklerine geliyoruz.
And I've discovered it isn't only a difference in manner... and outward appearances.
Ve fark ettim ki bu sadece tarzındaki farktan kaynaklanmıyor ya da dış görünüşünden.
The Nordic Council became more outward looking, to the Arctic, Baltic, Europe and Canada.
İskandinav Kurulu ya da Kuzey Avrupa Kurulu , Orijinal adıyla Nordic Council II.
I have another piston here, and there's going to be some outward force F2.
Burada da diğer piston var ve F2 kuvveti ona etki ediyor.
So what we need to look now is, instead of looking outward, we look inward.
O zaman şimdi bakmamız gereken yer, dışa doğru yerine içe doğrudur.
And then if I put it here, well, it would be radially outward that way.
Ve eğer bu noktaya koyarsam çizdiğim şekilde dışa doğru bir yol izler.
And almost all outward things are going to be different because of what they bring.
Ve onların getirdikleriyle her şeyin tüm çehresi değişecek.
When ice reaches the coast, it either calves or continues to flow outward onto the water.
Buz sahile ulaştığında, ya parçalanır ya da su üzerine dışa doğru akmaya devam eder.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Onlar, sadece şu yakın hayatın dış yüzünü bilirler ahiretten ise onlar tamamen gafildirler.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Onlar basit ve iğreti hayattan, bir dış görünüşü bilirler. Ama âhiretten tam bir gaflet içindedirler onlar!
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Dünya yaşayışının yalnız dış yüzünü bilirler ve onlar, ahiretten gafil olanlardır.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Onlar, sadece bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar hep gafildirler.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Onlar dünya hayatının dış yüzünü yanını bilirler. Ahiretten ise habersizdirler.
They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.
Bildikleri, sadece dünya hayatının dış görünüşüdür ama âhiretten habersiz, gafildirler.

 

Related searches: Outward - Outward Appearance - Outward Journey - Outward Looking - Outward Bound - Outward Flight - Outward Processing - Outward Investment - Outward Fdi - Outward Transfer -