Translation of "people to people exchanges" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

People - translation :

Ads

  Examples (External sources, not reviewed)

That's what a lot of people said about turbo trading in financial exchanges 20 years ago.
İşte, bir sürü insan 20 yıl önceki mali borsalardaki turbo ticaret hakkında aynı şeyi söyledi.
But he actually talks to, has two way exchanges with, about four to six people on a regular base, depending on his gender.
Ama aslında kişinin sürekli konuşup karşılıklı değiş tokuş yaptığı, cinsiyetine bağlı olarak dört ila altı insandır.
Exchanges with Kosovo
Kosova ile karşılıklı ilişkiler
People gave money to homeless people.
Bazıları parayı evsizlere verdi.
People ought to help other people.
İnsanlar başkalarına yardım etmeli.
To inspire people, to give hope to some people.
İnsanlara ilham ve umut vermek.
Exchanges with you seem to go on endlessly.
Sizinle yapılan takaslar sonsuza dek sürecek gibi görünüyor.
Testy exchanges mark Montenegrin debate
Karadağ'daki tartışmaya hırçın atışmalar damgasını vurdu
But the concept held true people working with people to rebuild me people working with people to reeducate me.
Ama kavram doğru çıktı insanlar beni yeniden yaratmak için insanlarla iş birliği yapıyorlar insanlar beni yeniden eğitmek için insanlarla iş birliği yapıyorlardı.
To serve other people, not to manipulate other people.
Başkalarına fayda için kandırmak için değil.
But the concept held true people working with people to rebuild me people working with people to re educate me.
Ama kavram doğru çıktı insanlar beni yeniden yaratmak için insanlarla iş birliği yapıyorlar insanlar beni yeniden eğitmek için insanlarla iş birliği yapıyorlardı.
People collating information, pointing people to news sources, pointing people to the US geological survey.
İnsanlar bilgi toplayıp, haber kaynaklarına ve ABD Jeolojik Tetkik Enstitütüsüne bağlantılar yayımlıyorlardı.
Nice people, rich people, poor people, big and little people.
İyi insanlar, zengin ya da fakir, önemli yada önemsiz insanlar.
Still, these exchanges do not amount to substantive agreements.
Yine de bu görüşmeler kesin olarak uzlaşmaya varıldığı anlamına gelmiyordu.
People do not enslave people to be mean to them.
İnsanlar, insalara kötü davranmak amacı ile onları köle yapmıyor.
Guns don't kill people. People kill people.
Silahlar insanları öldürmez. İnsanlar insanları öldürür.
To the people.
İnsanlara.
Talk to people.
İnsanlarla muhabbet et.
He exchanges money at the bank.
O, bankada para takas eder.
And going price on those exchanges
Ve o borsalarda fiyatları değişiyor.
They were thoughtful people, educated people, decent people.
Düşünceli, eğitimli, düzgün insanlardı.
'Serve people, feed people.'
O derdi ki İnsanlara hizmet edin, onları besleyin.
People come, people go.
İnsanlar gelir, gider.
People, real live people.
İnsanlar, gerçek yaşayan insanlar. İşte geldi.
And when Moosa said to his people, O my people!
Hani Musa, kavmine Ey kavmim, gerçekten siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz.
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa milletine Ey milletim!
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa, milletine Ey milletim!
And when Moosa said to his people, O my people!
Hani Musa, kavmine, siz buzağıya kapılmakla gerçekten kendinize zulmettiniz tertemiz yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün.
And when Moosa said to his people, O my people!
Hani, Mûsa, toplumuna demişti ki Ey toplumum, buzağıyı tanrı edinmenizle öz benliklerinize zulmettiniz. Hadi, yaratıcınıza, Bâri'inize tövbe edin egolarınızı öldürün.
And when Moosa said to his people, O my people!
Mûsa, kavmine şöyle demişti Ey toplumum!
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa kavmine demişti ki Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz.
And when Moosa said to his people, O my people!
Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti Ey kavmim!
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa kavmine şöyle demişti Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.
And when Moosa said to his people, O my people!
Mûsâ kavmine dedi ki Ey kavmim! Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz!
And when Moosa said to his people, O my people!
Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti. Ey kavmim!
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa kavmine demişti ki Ey kavmim, sizler, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize zulmettiniz gelin Yaratıcınıza tevbe edin de nefislerinizi öldürün. Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir.
And when Moosa said to his people, O my people!
Musa, halkına demişti ki Ey halkım, sizler buzağıya tapmakla nefsinize (kişilik, öz, ruh) zulmettiniz.
Young people adapt themselves to something sooner than old people.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.
like these people here giving aid to these people here.
Hepimiz yardım düşünüyoruz, buradaki insanların buradakilere yardımda bulunması gibi.
To intentionally harm people psychologically, to hurt people physically, to destroy people mortally, or ideas, and to commit crimes against humanity.
İnsanlara kasıtlı olarak psikolojik zarar vermek, insanları fiziksel olarak incitmek, ahlaki veya fikri olarak tahrip etmek, ve toplu zulümler etmek.
People who couldn't sit still. People who had to move to think.
Kıpır kıpır insanlarla.
If you want people to like you, you've got to like people.
İnsanların seni sevmesini istiyorsan, sen de onları sevmelisin.
Croatian banker Balkan stock exchanges face turmoil
Hırvat bankacı Balkan borsaları kargaşayla karşı karşıya
I think that cultural exchanges are important.
Kültür alışverişlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.
People want to come.
İnsanlar gelmek isteyecek.

 

Related searches: People-to-people Exchanges - Exchanges Between People - Returns And Exchanges - Exchanges Of Information - Exchanges Between - Past Exchanges - Exchanges With - Exchanges Of Views - Exchanges And Cooperation - Exchanges Of Shares -