Translation of "experienced a decrease in income" to Turkish language:


  Dictionary English-Turkish

Decrease - translation : Experienced - translation : Income - translation :

  Examples (External sources, not reviewed)

The government aims to decrease the unemployment rate, poverty and inequality in income distribution , Erdogan assured the nation in a recent televised speech.
Yakın tarihte televizyonda yayınlanan bir konuşmasında Erdoğan, hükümetin işsizlik oranı, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizliği azaltmayı hedeflediğine dair halka güvence verdi.
Due to the decrease in monthly income, the family has been forced to turn to other sources for provisions.
Aylık gelirlerindeki bu düşüş, aileyi gıda konusunda başka kaynaklar aramaya yöneltmiş.
A large decrease in cigarette consumption
Sigara tüketiminde büyük düşüş
Tom experienced a pain in his leg.
Tom bacağında bir ağrıyla karşılaştı.
I experienced a pain in my leg.
Bacağımda bir ağrı hissettim.
He experienced a pain in his leg.
Bacağında bir ağrı yaşadı.
She experienced a pain in her leg.
O, bacağında bir ağrı yaşadı.
Mary experienced a pain in her leg.
Mary bacağında bir ağrı yaşadı.
We experienced a pain in our legs.
Biz bacağımızda bir ağrı yaşadık.
They experienced a pain in their legs.
Onlar bacaklarında bir ağrı yaşadılar.
He was experienced in business.
O, işte deneyimliydi.
Census in Serbia shows population decrease
Sırbistan'daki nüfus sayımı nüfusun azaldığını gösterdi
The ministry also said it will decrease all income taxes, with cuts expected to reach up to 50 for certain categories.
Bakanlık ayrıca, belli kategoriler için 50'ye varması beklenen kesintilerle bütün gelir vergilerini indireceğini de belirtti.
You experienced a pain in your leg, didn't you?
Senin bacağında bir ağrı var, değil mi?
You experienced a pain in your leg, didn't you?
Sen bacağında bir ağrı yaşadın, değil mi?
You experienced a pain in your legs, didn't you?
Sen bacaklarında bir ağrı yaşadın, değil mi?
A decrease in steel production affected this balance, Fabris said.
Fabris'e göre çelik üretimindeki azalma bu dengede etkili oldu.
We're experienced.
Biz deneyimliyiz.
You're experienced.
Sen deneyimlisin.
I'm experienced.
Ben deneyimliyim.
I am not experienced in driving.
Ben araba sürmede deneyimli değilim.
He is experienced in valuing antiques.
O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.
Decrease Font Sizes
Yazıtipini Küçült
Decrease expansion level
Genişleme düzeyi azalması
Have you experienced a Japanese summer?
Bir Japon yazını yaşadınız mı?
Jane experienced many things in a year. So did I.
Jane bir yıl içinde pek çok şey yaşadı. Ben de.
A dramatic decrease in web surfing occurs during weekends and evenings.
Hafta sonları ve akşamları İnternet sörfünde belirgin bir düşüş kaydediliyor.
He has a fair income.
Onun adil bir geliri var.
He has a considerable income.
O önemli bir gelire sahiptir.
She has a comfortable income.
O rahat bir gelire sahiptir.
She has a comfortable income.
Onun rahat bir geliri var.
He has a nice income.
O iyi bir gelire sahip.
I'm on a fixed income.
Ben sabit gelirliyim.
The median income for a household in the village was 29,545, and the median income for a family was 35,625.
Köyde her eve düşen ortalama gelir 29,545 ve her bir aile için ortalama gelir 35,625 idi.
Unemployment in Croatia dropped to 13.9 in April, a third consecutive monthly decrease.
Hırvatistan'da işsizlik, üç ardışık ayda görülen bir düşüşle Nisan ayında 13,9'a indi.

 

Related searches: Experienced A Decrease In Income - Experienced Decrease - Decrease In Income - Decrease In Income Due - Decrease Household Income - Discretionary Income Income - If The Income Fully Or Partially Consists Of Income - Finance Income Comprises Interest Income - Other Comprehensive Income, Net Of Income Tax - Low Income And Lower Middle Income -