Translation of "will decrease" to Turkish language:
Examples (External sources, not reviewed)
| This medicine will decrease your pain. | Bu ilaç ağrını azaltacak. |
| We estimate that the annual inflation will decrease further. | Yıllık enflasyonun daha da aşağılara ineceğini tahmin ediyoruz. |
| Estimates say industrial production will decrease by about 4 . | SETimes'a konuşan Zdravkoviç, Tahminler, sanayi üretiminin en az 4 oranında azalacağını söylüyor. |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | (Azab) Kendilerinden hiç hafifletilmeyecektir. Onlar azab içinde umutsuzdurlar! |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orda onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir. |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar. |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | Azapları hafifletilmiyecek ve orada ümitsiz bir halde kalacaklar. |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | Azapları hafifletilmeyecektir onun içinde ümitsiz kalacaklardır. |
| It will not decrease for them dumb with despair they will stay in it. | Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir. |
| Decrease Font Sizes | Yazıtipini Küçült |
| Decrease expansion level | Genişleme düzeyi azalması |
| Instead, with our well planned actions, the risk will continually decrease. | Bunun yerine, iyi planlanmış eylemlerimizle, risk sürekli olarak azalacaktır. |
| According to estimates, the number of officers will decrease by 700. | Tahminlere göre subay sayısında 700 kişilik azaltıma gidilecek. |
| He said he will need to decrease his travels to Serbia. | Jovanoviç, Sırbistan'a yapacağı seyahatleri azaltması gerekeceğini söyledi. |
| Intelligence can decrease stupidity. | Zeka aptallığı azaltabilir. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azap hafifletilmez ve onlar gözetilmezler. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onların azabı geciktirilmez. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Ebedi olarak lanette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır. |
| Under which they will live, and their suffering will neither decrease nor be respite for them. | Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır. |
| My hope is that the uncertainties in our immediate neighborhood will also decrease. | Ümit ederim yakın coğrafyamızdaki belirsizlikler de azalır. |
| Textile duties, meanwhile, will decrease from 31 per cent to 29 per cent. | Bu arada tekstil ürünlerine uygulanan vergi de yüzde 31'den yüzde 29'a inecek. |
| God Willing, if our luck permits, the difficulties in our immediate neighborhood will decrease. | İnşallah şansımız da yaver gider yakın coğrafyamızdaki sıkıntılar azalır. |
| However, as the Universe expands, the density of free electrons will decrease, and scattering will occur less frequently. | Fakat evren genişlediğinden, serbest elektronların yoğunluğu düşecek, haliyle saçılma daha seyrek gerçekleşecektir. |
| A large decrease in cigarette consumption | Sigara tüketiminde büyük düşüş |
| Census in Serbia shows population decrease | Sırbistan'daki nüfus sayımı nüfusun azaldığını gösterdi |
| That custom is on the decrease. | O gelenek azalmaktadır. |
| Serbia's population will decrease 20 by 2050, the latest statistical data showed according to media reports. | Basında çıkan haberlere göre, elde edilen en son istatistik verileri Sırbistan'ın nüfusunun 2050 yılına kadar 20 oranında azalacağını gösteriyor. |
| Prices would increase, while private spending decrease. | Fiyatlar artarken, özel harcamalar düşecektir. |
| Berisha pledges to decrease it even further. | Başbakan Berisha bu sürenin daha da kısaltılacağının sözünü veriyor. |
| It isn't strange that children decrease, too? | Çocukların da azalması garip değil mi? |
| Canadian wheat prices are forecast to decrease. | Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir. |
| The closest distance between Earth and Mars will continue to mildly decrease for the next 25,000 years. | Mars ve Dünya nın birbirlerine en yaklaştıkları zamanlarda aralarında bulunan mesafe gelecek 25.000 yılda biraz daha azalacaktır. |
Related searches: Price Decrease - Temperature Decrease - Will Decrease - Further Decrease - Revenue Decrease - Material Decrease - Gradual Decrease - Small Decrease - Decrease Volume - Increase Decrease -